YTÜ: Bittin olum sen!
Geçtiğimiz Aralık ayında her ne kadar içimden "bittin olum sen. C+ manyaa yapıcam" seni diyerek okula gittiysem de söz konusu aksiyonun nasıl alınacağı konusunda pek bir fikrim yoktu. Zira bir dolu "anlatsam roman olur" anısı ile 2 dönem, 25 ders, 50′nin üzerinde sınav heyecanı bitti.
7 sene okula ara verdikten, askere 15 ay gideceğime kesin gözüyle bakarken çıkan af kanunu hayat kurtardı. İki dönemde de sınav dönemleri tabii ki sinir, stres, heyecan son haddindeydi. Özellikle son sınavlarda kalbimin duracağını çok net hisettim. Dile kolay, 94 yılında girdiğim YTÜ’yü tam 12 sene sonra, 2006 yılında bitiriyordum.
Son ana kadar ben dahil herkes bir aksilik bekledi elbette. Ama geceleri gündüzlere katarak çalışmalar, işten kaytarmalar meyvesini verdi ve yurdumun asla mesleğini yapmayacak ekonomistleri arasına kadıldım. Hatta katıldık… Zira benim gibi jetonu biraz geç düşen bir "yoldaş" ile birlikte mezun olduk.
Netice itibariyle Yıldız Teknik Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü mezunu oldum. Bitti artık… Şimdi jeneriğe geçelim…
Öncelikle her türlü deliliğimi çeken, peygamber sabrı ile bana katlanan, moral veren, destek olan müstakbel eşime teşekkür etmem gerek.
Arkasından bu işi başarabileceğime beni inandıran anneme ve sevgili kayınvalideme, iki sınav döneminde de işten 1.5 kaytarmama göz yuman sevgili patronum Koray Kocagöncü’ye, ilk ara gazı veren eski patronum mavcı’ya, ilk dönem bütün heyacımını paylaşan Murat ve müstakbel eşi, matematik hocam Zehra’ya, okul boyunca kankalık yapan yoldaş Evren’e, kopya çektiren çektirmeyen hocalarıma, okuldaki görevlilere, saçma sapan başladığı yol çalışmaları ile zaman zaman okula gitmemi imkansız hale getiren İstanbul Büyükşehir Belediye’sine de teşekkürlerimi, sevgilerimi, saygılarımı sunmak istiyorum.
Yıktık perdeyi eyledik viran varalım sahibine haber verelim heman. Her ne kadar sürç-ü lisan ettikse affola. Diploma , askerlik gibi heyecanlarını paylaşmak üzere…