Google
 
January 28th, 2006

Outlook ve Virtual Shared Folders

Posted by serotizm in Teknoloji

Netpia için qmail+courier-imap+vpopmail sunucu uygulamalarını içeren bir IMAP ve SMTP sunucu kurulumu yaptım. Gelen mesajları arşivlemek için sanal paylaştırılmış klasörler ve e-listeler kullandım.

Courier paylaştırılmış klasörler için 2 yol sunuyor;

1- Dosya izinlerine göre paylaştırılmış klasörler (Filesystem shared folders): Eğer IMAP sunucu kullanıcıları, sunucunun kurulu olduğu makinaya erişebiliyorsa yani kendi kullanıcı adı ve grupları varsa klasör izinleri ile oynayarak her kullanıcı için farklı izinler verebiliyorsunuz.
2- Sanal paylaştırılmış klasörler (Virtual shared folders): Eğer e-posta kullanıcılarınızın sunucuya erişimi yoksa ve MySQL, LDAP veya PostgreSQL sunucuda tutuluyorsa, bunlar için ACL (Access Control List) ile paylaştırılmış klasörlere izin tanımlayabiliyorsunuz.

Fakat burada sorun şu ki, sanal klasörler kullanırsanız paylaştırılmış klasör isimleri #shared ile başlıyor ve Outlook, Outlook Express ve Evolution bunu desteklemiyor. Sanırım anlayış insanlar Outlook’u Exchange server ile kullansın, bir standartı tanımayalım, kullanıcılar hayatlarından nefret etsin, Microsoft daha çok para kazansın…

Neyse ki kulağımızı tersten göstererek bu sorunu çözebiliyoruz:
(bizim hesabımız a@alanadi.com olsun, paylaştırılmış klasörler de b@alanadi.com altinda olsun)

  1. Önce bir Thunderbird veya KMail istemciye hesabımızı tanıtıp paylaştırılmış klasörlere üye oluyoruz.
  2. Outlook’ta Araçlar->E-Posta hesapları menüsünden hesap detaylarımıza giriyoruz.
  3. Gelişmiş ayarlarda Root Folder Path alanına şunu yazıyoruz:
    #shared.b@alanadi.com
  4. Tüm pencerelere tamam diyoruz. Outlook klasör listesini sunucudan tekrar aldığını belirten bir mesaj verecek. Tamam diyelim.
  5. Şimdi paylaştırılmış klasörler geldi ama Inbox’ımız gitti… Hesap özelliklerine tekrar girelim ve demin girdiğimiz değeri sadece #shared. olarak değiştirelim.
  6. Klasörler tekrar alınıyor. Pencerelere tamam diyoruz. Inbox’ımız geri geliyor.
  7. İçimizden bildiğimiz tüm küfürleri gerekli mercilere sayıp bu uğurda harcadığımız saatlere hayıflanarak yatıp uyuyoruz…
January 25th, 2006

syncekonnector Kurulumu

Posted by serotizm in Teknoloji

Bir süredir Windows Mobile 2003 işletim sistemi kullanan telefonumu KOrganizer ve KAddressBook ile senkronize etmeye calışıyordum. Fakat SynCE ve Synce-KDE’nin KDE 3.5 ile çalışmamasından dolayı bu olay mümkün değildi.

Nihayet dün Debian Unstable arşivlerinden SynCE ve SynCE-KDE‘nin yeni sürümlerini kurdum ve amaca bir adım daha yaklaştım. SynCE ne? Peki, olayı biraz özetleyelim;

Windows Mobile 2003 işletim sistemi kullanan bir telefonu Linux işletim sisteminiz ile senkronize etmek için iki yolunuz var;

1- Gnome için: Multisync, SynCE uygulamalarını ve Multisync Evolution eklentisini kurmak
2- KDE için: Multisynk, SynCE, SynCE-KDE uygulamalarını ve syncekonnector eklentisini kurmak.

Gnome’da (eğer KDE üzerinde Evolution kullanıyorsanız KDE’de de) Evolution ile senkronize etmek çok kolaydı çünkü apt ile tüm gerekli uygulamları kurabiliyordunuz. Fakat Evolution’ın son sürümü ile Multisync Evolution eklentisi çalışmaz hale geldi ve şu anda Evolution ile senkronizasyon yapılamıyor.

KAddressBook ve KOrganizer ile telefonun cihazının senkronizasyonu ise biraz daha karın ağrısı yaratıyor çünkü syncekonnector apt arşivlerinde yer almıyor ve deb paketini bulamıyorsunuz. Kodu derlemek istediğinizde ise bir sürü dert karşınıza çıkıyor. 5 saat mesai çözdükten sonra bu derleme sorununu çözdüm ve artık senkronizasyon yapabiliyorum.

İşte çözümü;

Başlamadan önce bilgisayarınızda synce, synce-kde, multisynk, kitchensynk uygulamalarının kurulu olduğunu varsayıyorum. Zira bunlar apt arşivlerinde yer alıyor.

syncekonnector kurulumu için ise önce SynCE kütüphanelerini kurmamız gerekiyor. Bunlar;

  • synce-rra
  • synce-librapi2
  • synce-libsynce
  • synce-serial

Bunların kurulumu gayet kolay. tar.gz dosyalarını açtığınızda Makefile.cvs dosyası buluyorsanız sırasıyla şu komutları çalıştıracaksınız;
make -f Makefile.cvs
./configure
make
make install

İlk komutu es geçerseniz, make dediğinizde hata alıyorsunuz.

Ardından apt ile kdepim-devel ve libkdepim-devel paketlerini kurun.

CVS arşivinden syncekonnector’ün son halini indirin:
cvs -z3 -d:pserver:anonymous@cvs.sourceforge.net:/cvsroot/synce co -P konnector

konnector/synceconnector/configure.in.in dosyasını aşağıdaki gibi değiştirin;

—– configure.in.in başı ——

SYNCE_CHECK_RRA

LIB_KABC_FILE=”-lkabc_file”
AC_SUBST(LIB_KABC_FILE)

LIB_KONNECTOR=”-lkonnector”
AC_SUBST(LIB_KONNECTOR)

LIB_KSYNC=”-lksync”
AC_SUBST(LIB_KSYNC)

KITCHENSYNC_INCLUDES=”-I$kde_includes/kitchensync”
AC_SUBST(KITCHENSYNC_INCLUDES)

—– configure.in.in sonu ——

Bunu yapmazsanız derlerken bir kütüphane dosyasının bulunamadığına dari bir hata alacaksınız.

Yine aşağıdaki komutları çalıştırıyoruz;

make -f Makefile.CVS
./configure –prefix=/usr

kdepim paketinin kaynak kodunu bulun;
wget http://ftp.kde.org.yu/kde/stable/latest/kubuntu/pool-breezy/kdepim/kdepim_3.5.0.orig.tar.gz

Bunu açtığınızda içerisiden çıkan libkdepim klasörünü /usr/include/kde/ altına taşıyın.

Son olarak daha önce derlediğiniz konnector klasörüne gidip;

make
make install

komutlarını çalıştırın.
Çok büyük ihtimalle Multisynk’i çalıştırdığınız zaman Synce Konnector’ü göreceksiniz…

January 12th, 2006

nNix: Netpia Yeni Sitesi

Posted by serotizm in Projeler

Netpia’da işe başlarken web sitelerinin Windows ortamında çalışması ve ASP ile geliştirilmiş olması beni biraz korkutmuştu. Zira pek güvenmediğim bir ortamdan sorumlu olacaktım. Çok şükür yöneticiler endişelerim konusunda anlayışlı davrandılar ve Ekim ayında Linux ortamında çalışacak nNix adını verdiğimiz yeni bir projeye başladık.

Yeni siteyi PHP 5 ile geliştirdik. İçerik veritabanı olarak MySQL kullandık. Şablon motoru olarak ise Smarty’i tercih ettik. Şirketin asıl faaliyet alanını oluşturan TİA hizmetleri ise Oracle 10g veritabanında kaldı. Bankalarla iletişimi ise Java ile sağladık. Linux’un Red Hat Enterprise 4 dağıtımını kullandık.

Yeni sitedeki en büyük yenilik içerik yönetimi sistemi oldu. Eski HTML sayfaları geride bıraktık ve şirketteki sorumluların kolayca siteyi güncelleyebileceği, yeni sayfalar ekleyebileceği bir içerik yönetimi sistemi geliştirdik.

TİA hizmetleri süreçlerinde değişiklikler yaptık. TİA kaydı için istek listesi ve alışveriş sepeti özelliklerini getirdik. Böylece kullanıcılara çok sayıda TİA’yi tek seferde kayıt etme imkanı sunduk. TİA kayıtlarını ise eskiden olduğu gibi Oracle veritabanına eş anlı olarak göndermek yerine arka tarafta çalışan bir program tarafından gönderilmesini sağladık. Böylece hem kullanıcı açısından bir performans artışı oldu hem de gerçekleşen işlemlerin bir kopyası içerik yönetimi sisteminde olduğu için üzerlerinde tam kontrol sağladık. Eski sistemde kullanıcı zaman zaman kayıt esnasında hata alabiliyordu. Yeni sistemde işlemin bir kopyası bizde olduğu için hata oluşsa bile bunu görebilmemiz ve aynı işlemi veritabanına kullanıcıyı rahatsız etmeden tekrar gönderme imkanına sahip olduk.

Performans açısından da Linux’a geçişimiz olumlu etki yaptı. Sitede büyük bir flash olmasına rağmen sayfalar eski siteye oranla daha hızlı yükleniyor. Halbuki iki site sunucu aynı kabin içerisinde, aynı özelliklere sahip iki makinada çalışıyor.

Projenin bir diğer özelliği ise içerik yönetimi kısmının ufak bir değişiklikle son kullanıcıya hazır site sunabilecek bir yapıya olanak sağlaması. Yani aynı kodu ve aynı kurulumu birden fazla müşterinin sitesini değişik içeriklerle ve tasarımlarla sunacak şekilde kullanmamız mümkün.

Site 12 Ocak sabahı yayına geçmiş olacak: www.netpia.com.tr

January 5th, 2006

Ubuntu Server geliyor…

Posted by serotizm in Teknoloji

UbuntuUbuntu Linux, 5.10 Breezy dağıtımı ile Ubuntu-server CD sürümü de hazırlamıştı. Artık işi biraz daha ciddiye almaya karar vermiş olacaklar ki ubuntu-server’ı bir proje haline getirmişler. Proje lideri Fabio Massimo Di Nitto ile yapılan röportajı buradan okuyabilirsiniz. Röportajda ilgi çekici açıklamalar da var. İleride cep bilgisayarları için bir Ubuntu sürümünün hazırlanması gibi… Ne güzel olur.

January 4th, 2006

Linus verdi gazı: Use KDE

Posted by serotizm in Teknoloji

Pek yeni bir haber sayılmaz ama 13 Aralık’ta Linus Torvalds GNOME e-posta listesine gönderdiği iletide ağır bir ifade ile Linux kullanıcılarını KDE’ye yönlendiriyor:

I personally just encourage people to switch to KDE. This ‘users are idiots, and are confused by functionality’ mentality of Gnome is a disease. If you think your users are idiots, only idiots will use it. I don’t use Gnome, because in striving to be simple, it has long since reached the point where it simply doesn’t do what I need it to do. Please, just tell people to use KDE.” Also, “Gnome seems to be developed by interface nazis, where consistently the excuse for not doing something is not ‘it’s too complicated to do’, but ‘it would confuse users’.

İfade oldukça ağır. Linux’un temelini atan bir insandan bunu duymak ise bence üzücü… Linux mu Windows mu kavgasından GNOME mu KDE mi tartışmasına gelmek ise sevindirici.

Benim kişisel tercihim GNOME’dan yana ve öyle olmaya devam edecek.

Linus’un orjinal mesajına buradan ulaşabilirsiniz.

January 4th, 2006

Kıtır Kokoreç

Posted by serotizm in Mekanlar

Ankaralı olup da bilmeyen yoktur herhalde Kıtır’ı. Kuğulu Park’ın hemen yanında, Ankara’nın en ünlü kokoreççisi hatta en ünlü menkanlarından birisi.

En son orada kokoreç  yediğim zaman kaç yaşındaydım hatırlamıyorum ama herhalde 6-7 sene olmuştur. Lisede çok sık giderdik.

Mekan İstanbul’un kokoreççilerine benzemiyor. Yani oraya sadece yemek için değil sohbet ve müzik için de gidiyorsunuz. Rock çalışıyorlar, şarkı seçimleri çok başarılı. Hemen her türlü alkol var. Popüler içkisi tabii ki bira :) Biralarına çok su katmıyorlar.

Kokoreç konusuna gelince… Burada yediğiniz kokoreçteki lezzetin eşini benzerini başka biryerde bulmanız söz konusu degil. İstanbul’da zaten yok öyle bir lezzet. Eğer kokoreç seviyorsanız sadece yemek için o 450 km’lik yola değer. O kadar söylüyorum.

Geniş bir zamanda gidin ki şöyle güzelce müzik dinleyin, sohbet edin…

Not: Lise sonda Kıtır’a birlikte gittiğimiz Hasannur, Özgür ve Bora’nın kulakları çınlasın…