Motorsiklet öğreniyorum -2

İlk gün en büyük dert, debriyaj ile gazı ayarlayan ellerin senkronizasyonuydu. 2. gün işler çok daha iyi gidiyor. 

Benim şansım, oturduğum sitenin kapalı otoparkında zeminin dümdüz ve çok geniş olması. Böyle bir alan bulabilirseniz çok iyi olur. 5-10 dakika kalkış çalıştıktan sonra gitmeye hazırız. Önce düz zeminde dümdüz gidiyoruz, vitesi boşa alıp motoru ileri/geri iterek geri dönüyoruz. 1-2 tur bu şekilde çalıştıktan sonra birkaç dönüş yapmak lazım.

Dönüşlerde işler biraz daha çetrefilli bir hal alıyor. Hem debriyaj ve gaz senkronizasyonunu ayarlamak lazım, hem fazla hızlanmamak lazım ki dönerken fazla sert hareket yapıp düşmeyelim, hem dönmek üzereyken arka frene basarak yavaşlamak lazım hem de yavaşlarken motoru stop ettirmemek lazım. Eğer düz gidip gelirken motora biraz alıştıysanız, bunlar sandığınız kadar zor olmuyor. Netice itibariyle bu şekilde 4-5 tur atabildim.

Sıra geldi yokuş inip çıkmaya. Beni en korkutan şey buydu. Otoparkta alt kata inerken, yokuş aşağı 360 derece dönmek gerekiyor. Ancak bu da sandığımdan kolay oldu. Aşağı inebildim. Hatta kazasız belasız çıkabildim de :)

Otopark içi yarım saatlik çalışmadan sonra kendime güvenim geldi. Sokağa çıkmaya karar verdim. Burada yine şansım, burada sokaklar geniş ve çok trafik yok.

Dün aldığım mont, kask, eldiven ekipmanlarını kuşanıp sokağa çıkmaya karar verdim.

Ancak burada büyük bir dezavantaj var. Kapalı kaskım yaklaşık 1.5 kilo. Ona alışırken zaten bir konsantrasyon eksikliği oluyor. Ayrıca otoparktan çıkmak için yokuş yukarı 2 kat çıkmak ve sürekli dönmek gerekiyor. Bu kısım biraz zorladı. 

Yokuş yukarı çıkarken arabadan alıştığımız gibi daha fazla gaz vermek lazım. Ancak yokuş bitince, fazla gaz verdiğiniz için motor fırlamaması için hemen gazı azaltmak gerekiyor. Bu yüzden biraz sıkıntı çektim ve birkaç kez stop ettirdim. Hele bir de yokuşta kalırsanız tam bir rezillik başlıyor.

Yokuşta kalkmak gerçekten dert. 2 ayak yerde, ön frenle motorun kaymasını önlüyorsunuz. Bu durumda hem debriyaj/gaz senkronizasyonunu yokuş yukarı sağlamak gerekiyor, hem de gazın olduğu elinizdeki ön freni yavaşça bırakmak gerekiyor. Burada ayağımla arka frene basarak motorun kaymasını engellemek neden aklıma gelmedi bilmiyorum :) Bunu şu an akıl edebildim.

Netice itibariyle azmin elinden birşey kurtulmuyor. Yokuş yukarı kalkabildim. Bu esnada site güvenliği biraz eğlenmiş olmalı :) Siteden çıktım. Alan geniş olduğu için sokakta hayat daha güzel. Hızlanıp 2. vitese geçmek, hız tümseklerinde yavaşlamak ve vites küçültmek, kavşaklarda durup sağa sola bakmak ve tekrar kalkmak, aynalardan gelen/gideni kontrol etmek gibi zorlu görevleri sanırım başarıyla tamamladım.

Toplamda 7km’lik bir gezintinin ardından tekrar otopark’a, -2. kata dönüp park edebildim.

Bu arada tabii ki sayısız defa stop ettirdim :) Ama sanırım bu iş tahminimden daha kısa sürecek ve yakında trafiğe çıkabilecek duruma geleceğim.

Yarın bir sonraki deneme… Heyecan devam ediyor :)

Kymco Venox 250

Kymco Venox 250

Motorsiklet öğreniyorum -1

Pazar günü motorsiklet almaya karar verip (daha doğrusu nihayet eşimi ikna edip) bugun bir 2008 model Kymco Venox 250 aldım.

Daha önce motorsiklet üzerine bile binmemiş bir motor sahibi olarak, öğrenme sürecimi burada anlatacağım. Bakalım neler olacak :)

1. Gün
Motorun satışını noterde yaptıktan sonra, eski sahibi sağolsun eve kadar getirdi. Malum, benim getirmem mümkün degil :)
Satış işlemi cok kolay. Satıcı kimliği ve ruhsat ile, Alici sadece kimlik ile notere gidip, derdini anlatıyor. Noter hemen gerekli evrakı hazırlıyor, imzalıyorsunuz hepsi o kadar. Ruhsat 15 gün sonra APS ile kayıtlı olduğunuz adrese geliyor. Tabii satışın yapılabilmesi icin aracın vergi ve trafik cezası borcu olmaması gerekiyor.

Motorun eski sahibinden gerekli teorik bilgiyi aldım :)
- Gidonun sağ tarafında ön fren var. Solda ise debriyaj.
- Sağdaki pedal gaz. Soldaki pedal ise vites.
- Sinyal, far açma kapama, marş, uzun farlar vs motor modeline göre gidonda sağ veya sola yerleştirilmiş oluyor.
- 1. vites için arabadaki gibi deriyaja basili tutuyorsunuz. Vites pedalına basınca 1. vitese geçiyor. Boşa almak icin ayağınızın ucuyla pedalı çok hafif yukarı kaldırıyorsunuz. Vites arttırmak icin yine ayak ucuyla yukarı, düşürmek icin pedala basıyorsunuz.

Teorik kısım bu kadar. Gelelim pratiğe :)
Kymco Venox, heybeti olmasına rağmen alçak bir cruiser. O yuzden binmek cok kolay, ata biner gibi :)
Anahtarı takip kontağı çeviriyoruz. Arabanın aksine sadece 1 kez donüyor. Marş anahtar ile çalışmıyor. Venox’u çalıştırmak icin önce bir düğmeden marşı acmak, sonra baska bir düğme ile marş basmak gerekiyor. Vitesi boşa almayı unutmadıysanız çalışıyor.

Simdi biraz gitmek lazım. Vitesi 1’e alıyoruz, hafif debriyajdan “elimizi” çekerken, hafif hafif gidonun sağ tarafından gaz veriyoruz. Yalnız bu iş arabadaki gibi kolay değil. Gaz çok hassas, elinizin ayarı kaçmamalı. Gaz verirken debriyaji hafifçe bırakmak, ayağınızı ne zaman kaldıracağınızı hesaplamam dert. İşin zor kısmı da sanırım bu senkronizasyonu tutturmak.

Ben henüz bu senkronizasyon kısmındayım. İlk güne göre sanırım fena yol kat etmedim :)
Henüz vites değiştirmeye cesaret edecek durumda değilim tabii. Birkaç metre gittikten sonra freni bulmuş olmam bile bir mucize :)

Netice itibariyle düşmeden, hatta düşme tehlikesi bile atlatmadan düz çizgi üzerinde gibip durabiliyorum. Yalnız şu aşamada 250’lik bir motor bile cok kuvvetli geliyor.

2. Deneme icin sabirsizlaniyorum :)

Arkadaş uğraşmış ama com başarılı olmuş :) SIRI bugünlerde bağımsız geliştiriciler tarafından, 4S haricindeki iOS cihazlara port edilmeye çalışılıyor.

Uzun bir aradan sonra…

En son 9 ay önce yazmışım. Yeniden başlamak lazım

Facebook'un yeni mesaj sistemi

Webrazzi guzel bir inceleme yayinlamis.

Sayılarla 2010′da İnternet

Lighttpd’deki %55’lik büyüme çok sevindirici.

(Source: webrazzi.com)

Tabletlerde de kapışma başlıyor.

Sonunda... Mac AppStore!
Viber for Android

Görülen o ki yakında Viber’ın Android versiyonu da çıkacak.